Çarşamba, Mart 25, 2009

Ah Jamel Wah Jamel sen neymiSSin seN


Ters biz ivmeyle izlemisiz filmlerini farkinda olmadan..seneler once Asterix-Oburix Mission Kleopatra'da Karadenizli Temel olarak cikti karsımıza ve bizi sinema salonunda yıktı gecirdi gulmekten..Daha hala nezaman Asterix konusu olsa ordaki Karadeniz agzi gelir aklima..Gecen gun yine ayiptir solemesi genis ekrani ve hatiri sayılır ses sistemi ile ufak bir sinema salonuna cevirdigimiz evimizde koltuga kurulmus Angel-a adli filmi takıp play tusuna basmistik ki..ne gorelim yine o..ve biz adini bile bilmiyoruz bu komik adamin..Jamel Debbouze..Angel-a 'da yolunu kaybetmis, borc batagında ve borcları yuzunden olum tehtidleri alan bir adamken kopruden (buarada kopru ve suyun mesafesi 5 mt, nasil olecekse artik:)atlayıp intihar edecegi sirada yanında beliren sarısın guzel kızın onun hayatını duzene koyup kendine asık etmesinin ardından aslen yeryuzune gonderilmis bir melek olan hatun kızımızın da bizimkine asik olmasini ve de kizimizin hayatı kanatlara tercih edip (ki burda bizimkinin gitmesini istemedigi icin kıza zamklanmıs gibi tutunmasının rolu buyuk) yeryuzunde kalmasını konu eder. Devamını goremedik ama buyuk ihtimal sarı-kara, beyaz tuylu boy boy bebekleri olmustur ve kızımız artık ustun kabiliyetli bir melek olmadıgından bizimkinin yedigi haltları temizleyemeyecegi icin bankalarda hayli birikmis kredi borcları vardır. Son sahnede S. bu adamın sag eli neden hep cebinde dedi; ama vakit gec olmus ve de uyku vakti gelmis oldugundan geri sarip o el gercekten hep ceptemiydi diye kontrol etme sansımız olmadı..Dun senelerdir hadi izleyelim, bugun izleyelim, bak yine gec oldu keske izleseydik, kardesim dvd yi arkadasina vermis sana dedim izleyelim diye gibi binbirturlu cumleme nesnelik etmis "Amelie" yi izleme sansına eristik nihayet..Hayalperest, kucuk dunyasında kocaman ayrıntılar yakalayan, baskalarının sevinclerinden mutlu olan, mutlu ettikce dolambaclı yollardan insanların hayatına etki edip onlari daha cok mutlu etmek icin cabalayan Amelie'nin hikayesini cok begendim..Bizimkisi orada yine cikti karsimiza; manavin ciragi olarak. Orada S. bu adamin sag eli Asterix'te de cebindeydi! diye haykırınca; bu el neden hep cepte diye bir merak sardi bizi. Adam okadar komik, okadar kendine guvenli ve okadar sevimli ki ikimizin agzindan da o kolun aslında var olmadigiyla ilgili bir kelime cıkmadı, cıkamadı..ve okadar da kolay degildi Fas kokenli olup da ustuste izledigimiz 3 Fransiz filminin 2 sinde basrol oynamak..Bu sabah S.aradi, 5 yasinda tren kazasinda sag kolu kopmus dedi, nasil etkilenmissek, telefonda merhaba bile demedi..direk bu cumleyi kurdu..ben de cok uzuldum dedim ve kapattim..tipki boyle oldu konusma..icimi bi huzun kapladi..Ahh Jamelim dedim..naptin sen..belki de o kopan koldu 3 filmde de ard arda onu yuksek performansla izlememizi saglayan..

Hiç yorum yok: