Perşembe, Haziran 25, 2009

Kaldırım Tasları


Sona yaklasınca mı sindirilmeye calısılır bazı seyler..bardaktaki limonata bitmeye yakın daha bi yayılır son birkac yudum dilde damakta, daha bi cıkarılası gelir icindeki nane yapragının esansı, limon kabugunun aroması..son gununde bilinir uzunca tatilin keyfi, daha bir cok girilir denize, kalınır gunesin altında, cıkarılmaz ustten mayolar donus yolunda, yıkanılmaz hatta gitsin diye denizin kokusu evdeki yatagına...son gunde verilir tum hesaplar aslında, soylenir dile gelmemisler bir cırpıda..zordur hep son gunler..

Biz bırakıyoruz evimizi bizden sonra geleceklere..belki birdaha hic bizim guldugumuz kadar gulunmeyecek o evde, okadar lezzetli ve askla pismis yemekler yenmeyecek, 2 simitle bile ziyafet sofrası haline gelmeyecek o camdan masa, hic o kadar kekremsi ve bas dondurucu olmayacak bir kadeh kırmızı sarap, kimse o kadar sevinmeyecek kapıyı calan bir dost gordugunde, kimse 8-9 saatte bu kadar ozlemeyecek birbirini, kimse bukadar bagarmayacak sevdigini, sonra barısmayacak ıslak, bir turuncu battaniye korumayacak kimseyi, evrende 2 kisi hissettirmeyecek, hic bukadar terlenmeyecek dondurucu sogukta, hic kimse okadar sıkı sarılmayacak birbirine uykusunda bile, kimse elele uyumayacak...belki...

Hep yurumeye yoruldugum yollarda, bastım bugun butun kaldırım taslarına..agır agır, doya doya..

3 yorum:

pommeler dedi ki...

cok sevdim hatta bayıldım
izlemekteyim bundan böyle :)

NNNN dedi ki...

tesekkur ederimm;)

Eliza Doolittle dedi ki...

Ben yokken gelmissin sen...hem de gumbur gumbur! Ne guzel :) Boyle uzun aralar yapma, yazilarini ve yazilarima yorumlarini ozletme...operim :)